CXO

Riskli Coğrafyada Şirket Yönetmek

Dr. Fatih Anıl

Türkiye’nin bulunduğu coğrafya, jeopolitik açıdan yönetilmesi en güç olan bölgede yer alıyor. Dünyanın en hassas dengeleri üzerinde yönetilmesi gereken son derece zor bir coğrafyada hem hayatımızı devam ettirmeye hem de iş yapmaya gayret ediyoruz. Son beş yıl içinde beklenmedik değişiklikler yaşıyoruz, komşularımızda ve bölgemizde yönetimler değişiyor, sınırlar ve komşularımız farklılaşıyor. Söz konusu karışık durumun kestiremeyeceğimiz bir süre daha devam edeceğini öngörebiliriz.

Jeopolitik olarak karmaşık ve riskli bir bölgede iş yapıyorsak mutlak surette riskleri dağıtmalı ve bu nedenle alternatif istikrarlı pazarlara giriş yapmalıyız. Faaliyet gösterdiğimiz pazarların yüzdesel olarak dağılımı, oransal olarak firmanın hayatiyetini devam ettirebilecek şekilde istikrarlı pazarlar içermelidir. Üretim yapılan ve tedarikçilerin bulunduğu yerler, lojistik merkezleri gibi stratejik birimler daha istikrarlı yerlerde konumlandırılmalıdır.

SATIŞ VE TEDARİKTE TEK ÜLKE, SAKINCALI

İş yönetimi daima ülkeler arasındaki siyasi gelişmelerden etkilenebiliyor ve siyasi riskler taşıyabiliyor. En son yaşanan Rusya örneğinde olduğu gibi satış ve tedarikte tek ülkeye ağırlık verilmesi sakıncalıdır. Zira böyle durumlarda ülkeler arası siyasi sorun çıkması hâlinde firmalar, faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalabiliyor. Yani bu sürece varacak kadar riskler taşıyor. Lojistik açıdan olaya bakıldığında komşu veya bölgesel ülkelerle yaşanan sorunlar, Mısır ve Irak örneklerinde yaşadığımız gibi sorunlu dönemlerde tüm ihracat olumsuz etkilenebiliyor. Alternatif pazarlara girmek, ihracatı arttırabilmek için riskleri dağıtıp sürdürülebilir başarıyı yakalayabilmek açısından çok önemlidir. Yönetimin ve satışın en önemli kuralının ilişkileri doğru yönetebilme becerisi olduğu dikkate alınarak girilecek ülkelerde sağlam dostluklar kurulabilmelidir.

BATI ÜLKELERİNDE JEOPİLİTİK RİSKLER ÇOK AZ

Jeopolitik riskler gelişmiş batı ve Avrupa Birliği ülkelerinde, Ortadoğu bölgesiyle karşılaştırıldığında yok denecek kadar sınırlıdır. Demokratik olarak gelişmiş batı ülkelerinde politik riskler sınırlı olduğundan işlerimizin söz konusu bölgelerde yoğunlaşmış olması firmalarımızın sürdürülebilirliği açısından çok önemlidir. Jeopolitik konum, riskler kadar fırsatlar da barındırıyor. Jeopolitik ekosistem içinde faaliyetini sürdüren işletmeler, risk yönetimi ve krizler konusunda hazırlıklı olduğundan diğer işletmelere göre değişikliklere daha kolay uyum sağlama özelliğine sahiptir. Son gelişmeler Avrupa Birliği’nin, pazar olarak istikrar açısından, işletmelerimiz için son derece önemli olduğunu göstermiştir. Ayrıca ticaretimizin çoğunun Avrupa Birliği ülkeleri ile kurgulanması ve geliştirilmesi gerekiyor.

Menü