CXO

Geçmişten bugüne ASKON

Cahit Urfan

ASKON bileşik bazda yüzde 150’ye varan faiz oranın olduğu, tüketici fiyatlarında yüzde 72.8 i bulan enflasyonun olduğu, devletin sürekli borçlanıp bankaların kazançlarına kazanç sağladığı buna rağmen sermayenin yeşil sermaye diye ayrıştırıldığı, koalisyon hükümetlerin olduğu, ülkemizin uzun yılardan bu tarafa birikmiş olan, sosyal, ekonomik ve kültürel sorunları iyice yumak haline dönüştüğü bir dönemde; Üye işletmelerin ve ülkemizin rekabet gücünü arttırmak, haksızlıkların giderilmesi mücadelesi vermek ve İktisadi hayatın ahlaki temelde şekillenmesine katkıda bulunmak amacıyla 1998 yılında kurulmuştur.

ASKON T.C İçişleri Bakanlığı’nın 31.12.2015 tarihli ve 4289 sayılı yazısı üzerine, 5253 Dernekler Kanunu’nun 27. maddesi gereği 12.02.2016 tarihinde Bakanlar Kurulu’nca ‘Kamu Yararına Çalışan Dernek’ statüsü kazanmıştır.  ASKON yurt içi ve yurt dışında şube ve temsilcilik ağları bulunan 8 bin iş insanı ile 17 bin işletmeye sahip Türkiye’nin en önde gelen Sivil Toplum Kuruluşlarından biri haline gelmiştir.

Derneğimiz, tüccar sanayici ve işadamlarının toplumumuzun ekonomik ve sosyal gelişmesinde öncü ve sürükleyici bir kesim olduğu inancı ile demokrasi ve evrensel insan hakları ilkelerinin, düşünce, inanç ve teşebbüs hürriyetlerinin tam olarak ortaya çıktığı bir toplumsal yapının gelişmesine ve toplumsal yapının güçlendirilmesine,

Türkiye’de serbest piyasa ekonomisinin hukuki ve kurumsal alt yapısının tam olarak yerleştirilmesine,

Haksız rekabetin engellenerek sermayenin tekelleşmesinin önüne geçilmesine,

Ülkemiz Sanayi ve Hizmet Sektörünün ileri teknoloji ile desteklenmiş doğal ve insan kaynaklarını etkin ve verimli bir şekilde kullanarak uluslararası alanda rekabet gücünün arttırılmasına,

Türkiye’nin bütün illeriyle beraber kalkınmasının önündeki engellerin bertaraf edilmesi için çalışarak zümresel ve bölgesel gelişmişlik farklarını doğuran bütün sebepleri ortadan kaldırma yönünde atılacak adımları desteklemek ve bu amaç doğrultusunda düşünce ve hareket birliğinin oluşturmasına katkılarda bulunmaktadır dedi.

Cahit URFAN Askon’un Antalya’daki faaliyetleri ve Antalya’nın tanıtımına katkıları hakkında;

Askon Antalya şubemiz 2018 Ağustos ayı itibari ile temsilcilik görevi ile başlamış olup 20.07.2019 genel kurulumuz ile resmileşmiş oldu. Temsilcilik başlangıcından bu güne kadar bir çok ziyaret ve faaliyetler de bulunduk. Önceliğimizi Antalya’da yeni olmamız sebebiyle tanıtım ve ziyaretler oluşturdu. 2019 senesin de resmi 119 ziyarette bulunarak kamu kurum ve kuruluşlar ile birlikte stk ve özel sektör ziyaretlerinde bulunduk.

İş adamları derneği olarak üyelerimizin ticari becerileri ,iş birliktelikleri ve ülkeler arası ticari diplomasilerini artırmak amacıyla bir çok etkinlikte bulunuyoruz. Antalya Askon olarak geçtiğimiz Aralık ayında Expo 2016 da gerçekleştirmiş olduğumuz E – İhracat zirvesi ile 3600 kişi katılımıyla Türkiye ve Avrupa’nın en büyük konferansını düzenleme fırsatını yakaladık.

Yurt dışı faaliyetlerimizin artırılması ve ihracat hedeflerimiz doğrultusunda Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunda Askon Antalya olarak 16 ülkede  yer alıyoruz. Geçtiğimiz ay bir heyet halinde Moldova ziyaret geçekleştirdik. Moldova Başbakanının davetlisi olarak yaptığımız ziyarette ,Moldova Başbakanı ,Ekonomi bakanı ve Gagavuzya Başkanını ziyaret edip Türkiye / Moldova ikili ticari ilişkilerin artırılması yönünde istişareler de bulunduk. 1 hafta gibi kısa bir zaman sonra Moldova Dış İlişkiler Bakanını Antalya da misafir ettik. İkili ticari hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımız devam ediyor. Buna benzer olarak 2021 yılında Katar ,Kuveyt ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ziyaretimiz resmi ve ticari olarak  devam edecek. Pandemi sürecinde var gücümüz ile üyelerimizin ticaretini artırma noktasında çalışmaya devam ediyoruz.

2021 yılın da pandemi demeden fırsat bularak Antalya’mızın tanıtımı ile ilgili global anlamda iki büyük bir organizasyon düzenleyeceğiz. Bu organizasyon dünya markalarının iş birlikleri ile birlikte yapılacak. Dünya markaları ve global yatırımcıları Antalya iş insanları ile birlikte buluşturacağız. 2 belgesel çekimi ile global marka sahiplerine ulaşılarak Antalya tanıtımı yapılacak. İnanın çok büyük bir organizasyon olacak ifadelerini kullandı.

Bir dernek olmamız sebebiyle tabiki ticaretin haricin de elimizden geldiğince ihtiyaç sahiplerine de ulaşmaya çalışıyoruz. En son Suriye / İdlip bölgesine Kızılay ile geçerek 5.500 kişiye yardımlarımızı ulaştırdık. Pandemi döneminde de devletimize 1 milyon maske hediye ettik. Bunun bir çok örneklerini verebiliriz. Askon Antalya olarak gece gündüz hedeflerimiz doğrultusun da çalışmaya devam edeceğiz dedi.

Yurtdışı çalışmalarınızda ekonomik anlamda Türkiye’ye nasıl bir katkısını ise;

Yurtdışı çalışmalarımızı hem ekonomi hem de ülke tanıtımımız üzerine kurgulamaktayız. Bir yandan tüccarlarımıza hedefledikleri ülkelerde hangi ticari konularda faaliyet göstermeleri gerektiğini gösteriyor bir yandan da mevcut yürüttükleri ticari faaliyetlerini nasıl geliştirebilecekleri noktasında desteklerde bulunuyoruz. Tabi bunu her ülkede yapabildiğimizi söyleyemeyiz. Ülke temsilciliklerimizin bulunduğu ülkeler ve bu temsilciklerin yakın bölgelerinde bulunduğu coğrafyalar üzerinde bunu yapabiliyoruz.  Bu nedenle ülke temsilciliklerimizi genelde vatandaşlarımızın yoğun olduğu ülkelerde açmayı önceliyoruz. Bugün Çin’den ABD’ye Hollanda’dan Endonezya’ya geniş bir yelpazede teşkilatlanmamızı tamamlamış bulunmaktayız. Bir önemli konuda ülke tanıtımımız. Bu konu çok önemli bir konu. Ticarette en önemli noktalardan biri güven meselesidir. Biz bu konuda karşılıklı güven meselesini sağlayacak mekanizmaları devreye sokarak ikili ilişkilerin de gelişmesini sağlıyoruz. Güven ortamının sağlanması da beraberinde ikili iş görüşmelerini getiriyor. Karşılıklı heyetler birbirine gidiyor geliyor ve ticarete de bu şekilde katkısı olmuş oluyor şeklinde yorumladı.

ASKON’UN Yeni projelerinizi;

Günümüz dünyasında rekabet ortamı çok fazlası ile arttı. Ülkeler birbirleri arasında topluluklar oluşturarak bu rekabetçi ortama direnmeye çalışıyor. Öncelikle bu noktada ASKON olarak aktif bir durum takınmayı ilke edindik. Yurt dışında ülke temsilciliklerimiz ile stratejik öneme sahip ürünler üzerine ortak çalışmalar yürütebileceğimiz bizim gibi iş örgütleri ile ortak çalışmalarımızı arttırmak istiyoruz. Ha keza teknolojisi yüksek stratejik ürünler üzerine teknoloji merkezlerinde ofislerimizi oluşturarak bu alanda faaliyetlerimizi arttırmayı amaçlıyoruz. Bunların yanısıra gelişime açık girişimci gençlerimize desteklerimizi arttırarak onların önünü açmak istiyoruz diyerek yorumladı.

Hükümetin iş insanlarına verdiği destekleri;

Pandemi sürecinde hükümetimiz iş dünyasına gereken destekleri verdi. 15 milyar dolarlık ekonomik istikrar kalkanı ile birlikte devletimiz yanımızda olduğunu göstermeye başladı. Borçların ötelenmesinden tutun finansa erişim noktasına kadar her türlü paket açıklandı. Haliyle normalleşme adımları ile birlikte yılın son çeyreğinde 6.7’lik bir büyüme yakaladık. Bu süreçte ayakta durmayı başardığımız gibi büyümeyi de sağlayabildik.  Elbette her şey dört dörtlük oldu diyemeyiz ama mevcut şartlar içerisinde iş dünyası adına açıklanan paketlerden ve desteklerden memnun olduğumuzu belirtebiliriz şeklinde yorumladı.

Pandeminin ekonomiye olan etkilerini şu sözlerle açıklayan URFAN;

Pandemi döneminde kısıtlamalar sürecinde ekonomik faaliyetlerin sınırlandırılması nedeniyle bir çok ülke resesyona girdi. 1930’lu yıllara damga vuran Büyük Buhran’dan bu yana yaşanan en sert daralmalar görüldü.

Dünya genelinde olduğu gibi pandemi sürecinde ülkemizde ekonomik olarak bazı sıkıntılar çekmektedir. Dünya genelinde IMF’e 83 ülke 165 milyar dolarlık bir borçlanma yapmıştır. Ülkemiz Türkiye ise yaz ayından bu yana toparlanma sürecine girse de iç talebin artışı ve altına olan talep nedeni ile cari fazlada daha çok açık vermiş; bu da dövizi tetiklemiş, bu tetikleme de enflasyon artışına neden olmuştur. Hükümetimiz bu süreçte gerekli tedbirleri almaya çalışarak bu problemlerle baş etmeye çalışırken öncelik olarak enflasyonu dizginlemeyi hedefine koymuş bu doğrultuda adımlarını atmıştır. Durum gösteriyor ki, aşının yayılmaya başlaması ve kışın bitmesi ile birlikte pandemi de etkisini kaybetmeye başlayacak ve ekonomide yeniden canlanma yaşanacaktır. Şu an bile Haziran’dan bu yana dengeleme süreci ile birlikte 3. Çeyrekte 6.7’lik bir büyümeyi yakaladık. Tabi bunda iç talep ve yatırımların etkisi oldu. Turizm ve hizmet sektöründe sıkıntılar yaşadık. Bu da pandemiden etkilenen iki önemli sektör oldu. Pandeminin etkisinin azalması ile birlikte bu sektörlerde Allah’ın izni ile canlanacaktır dedi.

MB’nin faiz artırımının ve dolar kurunun ülkedeki yatırımcılara etkisini;

Merkez Bankası yeni dönemde enflasyonu baskılamayı önceledi. Bu nedenle döviz kurundaki oynaklığı sona erdirmek üzere bir adım attı. Fiyat istikrarı sağlanabilirse enflasyonda kontrol edilebilir bir hale gelir. Fakat biz sürdürülebilir bir ekonomi için yatırım, üretim, ihracat ve istihdam diyoruz. Pandemi ortamında yatırımın fazla olmayacağı düşünülerek faiz artırımına gidildiğini düşünüyoruz. Hesaplandığı gibi bu adım ile istenilen elde edilirse mikroekonomik reformlar ile yukarıda belirttiğimiz yatırım ve üretim odaklı sürdürülebilir ekonomi politikalarına yeniden dönüş yapılacaktır. Biz her daim paradan para kazanmak yerine alınteri ve emek diyoruz. Zira bu olursa büyümede devamlılık yaşanır diyerek yorumladı.

Menü